Blush Nedir?

Son zamanlarda giderek daha sık karşımıza çıkan blush (“blaş” okunur), yeni moda olsa da yeni bir teknoloji ürünü değil aslında. Blush’ın ne olduğundan bahsetmeden önce “toz ve gaz bulutu” seviyesine geri dönerek şarap üretiminden kısaca bahsetmek istiyorum öncelikle.

Şarap, özellikle meyve şarabı olarak belirtilmiyorsa eğer, üzümden üretilen bir alkollü içkidir. Kırmızı üzümden kırmızı, yeşil üzümden beyaz şarap yapılmak zorunda değildir. Bir kırmızı üzüm tanesini dikkatlice incelerseniz, suyunun aslında yeşil üzümün suyunun renginden farklı olmadığını görürsünüz. Peki nedir farklı olan? Evet, aynen öyle, farkı kabuğunda.

Şarap üretiminde, üzümler hasat edildikten sonra salkımlarından ayrılarak sıkma işlemine geçilir. Beyaz şarap yapımında üzümler sıkılırken, üzümün nazikçe sıkılarak kabukların renginin şaraba geçmesine engel olunur. Kırmızı şarap üretiminde ise, kabuklar özellikle bir süre şıra ile birlikte bekletilir ki kabukların rengi ve tadı şıraya geçsin. Bu “bir süre” ne kadar kısa olursa, şıraya o kadar az kırmızı renk geçer. Yeteri kadar kısa olursa, şarabın rengi kırmızı değil pembe olur. Pembe şarabın adı da uluslararası alanda söylenişiyle “rose” (roze okunur) olur. Eğer rose şarap üretir, piyasaya sürdüğünüzde Amerika’dan yayılan popüler ismiyle tanınsın ve ilgi görsün isterseniz roze şarabınızın adı “blush” olur.

Eğer “bu kadar uğraşamam kolay yolu yok mu bunun” derseniz, kırmızı şarap ile beyaz şarabı karıştırarak da bir blush elde edebilirsiniz, ama bildiğim kadarıyla bunu Avrupa’da (Champaigne dışında) piyasaya sürmeniz yasaktır. Ya zor yolu denersiniz, ya da Avrupa’ya açılamazsınız!

O ya da bu şekilde üretilmiş olsun, rose olsun, blush olsun, yeteri kadar soğutulduğunda hepsi güzel olur :) Buraya kadar okuduysanız bence bu yaz siz de bir blush deneyin, şimdiden afiyet olsun!

Düzeltme: Blush’ın roze’den farkı için bkz aşağıdaki yorumlar

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

7 Responses to Blush Nedir?

  1. Caner says:

    Aslinda Blush, rose den daha aciktir ve kabukla temas suresi yani ilk fermentaysan daha kisadir. Sizinde dediginiz gibi Amerikalilarin bir bulusu diye biliyorum bende. Blush in kelime anlami hafif kizarik anlamindadir. Mesela bide clairet var. Clairet rose den daha koyudur ve kirmiziya daha yakindir. Onunda ilk fermentasyonu rose ye gore daha fazla ama kirmizi saraba gore daha kisadir.

    Ulkemizde rose saraba verilen onem yeni yeni artmaktadir. Son zamanlarda Blush cok populer oldu. Hafif icimi ve serinletici yapisi tercih sebebi oldu diye dusunuyorum. Sahsen benim dusuncem aperatif olmaktan oteye gidemez. Ancak yemekten once bir kadeh keyiflidir ama guzel bir roseyi tercih ederim.

  2. Elif Ersin Sarıgül says:

    Açıklamanız için çok teşekkürler. Doğrusunu söylemem gerekirse, sizin belirttiğiniz rose – blush renk farkından bahseden açıklamaları başka yerlerde de okumuştum. Yazıda belirtmemiş olmamın sebebi, bu açıklamanın gerçeğe yansımasını görememem. Bir önceki akşam eşim bir kadeh blush ben de bir kadeh roze sipariş ettik ve şaraplarımızın rengi neredeyse tıpatıp aynıydı. Şişeleri görmüş olmasak aynı şarabı içtiğimizi düşünecektik. Blush adı verilen pembe şarapların genellikle roze adı verilenlere göre daha hafif olduğuna katılıyorum, sanıyorum fermentasyonu daha kısa tutmaya özen gösterdikleri konusunda haklı olduğunuzu gösterir bu. Ama bu kadar fark kırmızılar arasında da olabiliyor, bu nedenle iki pembe şarabı aralarındaki o kadarcık farktan dolayı farklı isimlendirmek kafa karıştırıyor diye düşündüğüm için açıklamayı biraz basitleştirmek istedim, biraz fazla basitleştirmiş olabilirim :)

  3. Caner says:

    Bence Blush, Rose ve Clairet farkini en guzel Suvla saraplarinin urunleriyle anlayabiliriz. Kendileri cok basarili ve guzel saraplar yapmislar.

  4. Memet says:

    Blush; aslında Amerika’da ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkmış bir üründür.
    bakınız: http://telly.com/VJMJC

  5. Elif Ersin Sarıgül says:

    Paylaşım için teşekkürler!

  6. Ahmet ALTIPARMAK says:

    Selam, kutluyorum sizi.
    Cok dogru ve secici yorumlar,dogru acidan-tarafsiz bakisiniz ve arastirmaci tarafiniz cok saygideger.Dort yil ders calistiktan sonra ilk sarabimi yaptim.Tabii ki olmadi! Distile…
    Ikinci denemeden once, kendime kucuk bir laboratuvar yapti.Sonuc biraz daha duzeldi.
    Distile!
    Son denemem ise bir yil once oldu.Bayagi becerdim gibi.Simdi, tattigim saraplarda hatalari anlayabiliyorum.
    Blush/Rose konusuna gelince.Beyaz sarap yapimi cok zor bir is.Hijyen,fermentasyon’un kontrol altinda tutulmasi,oksijen/oksidasyon basli basila major problemler.Bu neden ile TR de ,o da zaman zaman,cok ender de olsa iyi beyaz saraplar icebiliyoruz.Aklimda kalan birkac tane, Fume Blanc ,ilk ciktiginda cok iyi idi.
    Sevilen 99 ,2001 vs.
    Beyaz uzumun kirilmasindan sonraki,ilk 8 saat,aroma-renk-doku vs kazanilmasi icin cok belirleyici.Hele ki, 4 saatten sonraki kimyasal ve bakteriyolojik process,tehlikeli-zor kontrol edilebilir hale geliyor.Isin kritik noktasi, dogru rose icin 8-10 saat’e ihtiyaciniz var.Sarabinizi,Roze=Rose olarak adlandiracaksaniz da,sorumlulugunuz var.
    Iste bu noktada Amerikan zekasi devreye giriyor.Blush yap ismini!
    4 saat maserasyon + Renk arttirmak icin biraz kirmizi, oldu sana blush.9 C de icersen zaten farki anlamazsin!Hatta, alkol oranini da 11 C yaparsaniz guzel bir freshener olur.
    Ama sarap olmaz.
    Bence….

    Selamlar

  7. Elif Ersin Sarıgül says:

    Merhaba,

    Kendi şarabını yapınca insan arka planda dönen kurnazlıkları daha iyi anlıyor demek ki :)
    Umarım “bu sefer çok güzel oldu” diye güvenle bahsedebileceğiniz şaraplar yaparsınzı.
    Teşekkürler katkınız ve övgüleriniz için.
    Selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>