Sensus’ta Suvla Şarapları Tadımı

Suvla, Çanakkale’de üretim yapan, oldukça yeni bir üretici. Kurucusunun özel sektörde bambaşka bir alanda üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra bu işe el atmış ve iyi bir iş çıkarmış olması, 25 sonrası, 30′lu yaşlarda olup plazalarda dirsek çürütenlerin erken emeklilik hayallerini pekiştiren ilginç bir hikaye de katıyor markaya.

Sizi bilmem ama benim çevremde “iyi okulda oku, iyi bir iş bul, çok çalış, kariyer yap, para kazan, aile kur, emekli ol” döngüsünü “çok çalış” dönemindeyken kırmaya meraklı, ama henüz bunu başaramamış birçok kişi var. Bunu başarıp bir yazlık beldede küçük otelini işleten, kendi bağını kuran, veya tarlasını süren örnekler olduğunu da biliyoruz elbette, işte bu da öyle bir örnek gibi görünebilir. Ancak bu tür hayalleri olan ve bana da benzer hayaller peşinde koşmamı tavsiye eden arkadaşlarıma buradan selam eder, ve Suvla’nın kurucusu Selim Zafer Ellialtı’nın Suvla Şarapları için 9 yıl boyunca 12 milyon dolarlık yatırım yapmış olduğuna ve 2011′e kadar Microsoft’ta çalışmaya devam ettiğine dikkatlerini çekmek isterim. Yani öyle yatarak olmuyor hiçbir şey, bağ bahçe için bile para lazım :)

Neyse zaten kendi adıma konuşayım, ben tadıcıyım sadece o kadar. Toprakla ilişkim çocukluğumda anneannemin yetiştirdiği semizotuları toplamak ve biberleri sulamaktan ibaret. Bir de evde 3-4 saksım var ama evdeki yuka bitkisini bile sağlıklı büyütmeyi becerememiş biri olarak günün birinde kendi şarabımı üreteceğimi düşünmek bana çok da cezbedici gelmiyor şimdilik (gerçi nanelerim iyi durumda ama…). Ama bunu yapanlara da saygım var elbet. Sizin de varsa, beli neler yaptıklarını görmek için buraya bir göz atmak isteyebilirsiniz. Ve de buraya.

Galata Sensus’ta Suvla şaraplarını tatmanın en keyifli sürprizi, Suvla temsilcileri Elçin ve Suna Hanım’ın güleryüzlü anlatımları eşliğinde sadece şarapları değil, aynı üreticinin ürünü olan zeytin, zeytinyağı ve zeytin ezmelerini de tatmak oldu. Zeytinyağını nasıl ürettiklerini bir güzel anlattılar ama ben biraz arkamı dönerek oturmak durumunda kaldığımdan pek iyi konsantre olamadım açıkçası. Bu nedenle size yanlış bir şeyler aktarmaktansa kendime saklamayı tercih ediyorum.

Bu arada Sensus’taki bu tadımın en can sıkıcı yanı bence 3. kadehten sonra temiz kadeh kalmaması sebebiyle kırmızı şarapları kirli ve dibinde beyaz şarap kalıntısı bulunan kadehlerimizde tatmak zorunda kalmamızdı! Bu konuda daha fazla yoruma bence gerek yok.

Şaraplara geçersek, tattığımız ilk şarap olan Suvla Sauvignon Blanc 2011 için, bu şarabın üretilen ilk rekoltesi olduğunu not almışım. Asiditesi yüksek Sauvignon Blanc üzümü ile aram çok iyi olmasa da Sauvignon Blanc’lar arasında tercih edebileceğim, burunda (yani koklayınca :) ) çim ve limon aromaları hissedilen hoş bir şarap olduğunu söyleyebilirim. Ama elbette benim için her zaman olduğu gibi Chardonnay’nin yeri ayrı. Suvla Chardonnay 2011 de beni şaşırtmadı, aromatik, meyvemsi, içilesi bir güzellik. Tadım bittikten sonra masada kalan Chardonnay şişesindeki artan şarabın nereye gittiğini merak eden olduysa söyleyeyim, bizim midemize gitti :) Arkadaşlarımın da beyazlar arasındaki tercihinin benimle aynı olduğunu söylememe gerek yok herhalde.

Beyazlardan sonra tattığımız Suvla Roze 2011, Masters of Wine tarafından 84 puan alarak piyasadaki roze şaraplar arasında 3. sırayı iki başka şarap ile birlikte paylaşmıştı. Aslında Suvla Blush 2011 aynı kategoride 87 puan alarak 1. sırayı kapmıştı ama biz onu tatmadık. Suvla Roze 2011, güçlü, canlı, bitimi uzun sayılabilecek güzel bir roze olsa da, bu kadar üst sıralarda olmasına azıcık şaşırdım açıkçası, ama ustaların bir bildiği vardır herhalde :)

Kırmızılardan Suvla Grenache Noir 2011 de İstanbul’daki Masters of Wine Weekend’de gayet yüksk sayılabilecek bir puan (88) almıştı. Bu şarabı kokladığımda ve tattığımda resmen pekmezimsi tatlı aromalar hissettim, ancak sonrasında yutarken hafif bir acılık hissettim. Şarapta tatlı aromaları pek sevmesem de baharatlı ve dengeli oluşu hoşuma gitti. Hemen sonrasında ise bir Merlot için oldukça güçlü sayılabilecek, baharatsı aromaları olan Suvla Merlot 2010′u tattık. Amerika’da yaşamakta iken tatil için Türkiye’ye gelmiş olan arkadaşım Esra, Amerika’da Merlot’un küçümsendiğinden bahsettikten sonra bu şarabı “bir merlot için fazla güçlü” buldu, hak verdim kendisine :)

Suvla şarapları da, aynı üreticinin ürünü olan Kilye ürünleri de bence gerçekten güzel. Fiyatlarını pek bilmiyorum ama o gece tadıma özel satış fiyatı şaraplar için 36 TL, zeytin ezmeleri için 7 TL idi. Hayatında ilk kez zeytin ezmesi yemiş olan ben, Sensus’tan bir kavanoz yeşil zeytin ezmesi ve bir şişe Suvla Clairet Syrah 2011 ile ayrıldım. Yakın zamanda Clairet neymiş, nasıl bir şeymiş uygulamalı olarak öğrenip sizlerle paylaşıyor olacağım.

This entry was posted in 30 TL'nin üzerindeki şaraplar, Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

One Response to Sensus’ta Suvla Şarapları Tadımı

  1. Pingback: Trakya Bağ Rotası’da Gelibolu’da Bir Durak: Suvla | Kadehteki Lezzetin Peşinde

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>