Frontera Merlot 2011

Blog yazmanın en zor yanlarından biri, tanıdıkların seçip ikram ettiği veya hediye ettiği şaraplar hakkında yorum yazmak herhalde. Diyelim ki bir arkadaşımın evine gittim, sevgili arkadaşım “elif geliyor, mutlaka şarap almalı” diye düşünerek belki de günler öncesinden alışverişini yapmış, demek ki o şarap mutlaka içilecek! Eh, içeriz tabi sorun değil :) de… Ya beğenmezsem? Bana kalsa, paşa paşa içerim gıkımı çıkarmam, ne de olsa misafiriz yani, değil mi?

Yok! Değil işte. Çünkü blog yazdığımı bilen arkadaş mutlaka o soruyu soracak: Nasıl, beğendin mi? Yahu alışmamışım ki, “evet tabi, muhteşem, ellerine sağlık, her şeyi yerli yerinde” falan diye geçiştireyim! Nerdeee… Eğer beğendiysem, öyle bir şey söyleyeyim ki, “bizi kırmamak için kıvırıyor” demesinler, gerçekten beğendiğimi anlasınlar… Yok beğenmediysem, bir yolunu konuyu değiştirsem… “Benim yüzümden şarap içmeyelim ya, bira mı içsek?” gibi başarısız denemeler… Sanki bira içtiğimi gören olmuş ömrümde!

Şarap üreticilerinin, piyasaya yeni sürdükleri şaraplardan birer şişe de blog yazarlarına gönderdikleri güzide ülkelerden birinde yaşıyor olsaydık eğer, bu duruma çoktan alışmış olabilirdim elbet, ancak o durumdan öyle uzağız ki, parasını ödeyip şarap aldığımda bile, eğer alırken üretici firmadan birileriyle muhatap olduysam ve kim olduğum ortaya çıkmışsa, o şarap hakkında yazı yazarken kılı kırk yarıyorum resmen! Öyle beş dakikada yazı yazıp yayımlamak bana kısmet olmuyor pek…

Velhasılı kelam, bu yazı da işte böyle bir şarap deneyimi üzerine yazılmaya çalışılmaktadır sevgili okurlarım :) Çok sevgili arkadaşlarım, bana iki şişe Frontera hediye etmişler, merakla yorumlarımı beklemekte olduklarını iletmişler, o merak benim omuzlarıma bir sorumluluk olarak çökmüş, günlerdir şişelere uzanan ellerimi geri çekmeme sebep olmuş, bu iradeyi yenmem günler sürmüş bulunmaktadır.

Frontera Merlot ve Frontera Cabernet Sauvignon hakkında aslında daha önce şöyle bir yazı yazmıştım. O zamanlar henüz daha bebek bir şarap içicisi olduğumdan, her ne kadar yazının sonunda biraz olumsuzluk hissedilse de, genel olarak kibar kibar yorumlamışım tattığım iki şarabı. Aradan geçen iki yıla yakın zamanda hiç Frontera tatmadım, ama Frontera hiç aklımdan çıkmadı. Neden mi? Bloga trafik sağlayan arama kelimeleri arasında en popüler olanlardan biri de ondan! Bunun sebebini merak etmiyor değilim. Aklıma gelen iki sebep, “Şili şarapları güzeldir” yargısının yaygın olduğu ve Frontera’nın iyi bir dağıtım ağına sahip olduğu.

İki yıldan sonra Frontera Merlot’yu tekrar tatmış oldum. Burunda biraz meyvemsi, ancak damakta pek meyvemsilik kalmıyor. Bence hatta birazcık yavan sayılabilecek bir şarap bu, bir Merlot’dan beklediğim meyvemsi hoşluk pek yok. Şaraba alışık olmayan, kolay içimli olmasını yeterli bulanlar için uygun bir seçim olabilir. Bu fiyat seviyesinde marketlerde bulunabilecek diğer yerli şaraplar da aşağı yukarı bu seviyede oluyorlar aslında, ama bence dikkatli bir alıcı aynı fiyat seviyesinde (30 TL civarı) çok daha iyi şaraplar bulabilir. Bu şarabın fiyatı 30 TL civarında bildiğim kadarıyla, blogun sağ tarafındaki kategorilerden “30 TL’nin altındaki şaraplar”ı seçerek daha da uygun fiyatlı bir kaç alternatife hemen ulaşabilirsiniz.

Not 1: Sevgili S. & S., güzel hediyeniz için çok teşekkür ederim, sayenizde çok orjinal bir şarap kutum oldu ve iki yıldır tatmadığım bir şarabı tekrar tattım. Bebişiniz sağ salim dünyaya gelsin, size daha ne şaraplar içireceğim :) o günler bir gelsin de…

Not 2: Daha önce yazdığım (yukarıda link verdiğim) yazıya bir yorum gelmişti, aynı üreticinin daha üst segment ürünlerini denemem önerilmişti, ben henüz denemedim, bahsedilen şaraplarla karşılaşmadım da.

This entry was posted in 30 TL'nin altındaki şaraplar, 30 TL'nin üzerindeki şaraplar, Şarap Deneyimleri and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

4 Responses to Frontera Merlot 2011

  1. Caner says:

    Nedense genelde hep ayni yorumlari okuyorum ve bu yuzden pek Sili saraplarina sicak bakmiyorum. Cunku hep soylenen bu fiyatlara ayni kalite yerli sarap bulmak cok kolay. Sahsen sarap konusunda ben biraz yerli takilmayi sevenlerdenim. Cunku yabanci saraplar inanilmaz yuksek fiyatlara geliyor ulkemize. Bu durumda kendi ureticilerimizin kazanmasi daha mantikli geliyor bana.

    Ucuz ve kaliteli sarap icin Metro ya gitmek en guzeli. Bir de Galata daki Sensus sarap evine gitmek. Sensus un kendi saraplari cok uygun fiyata ve cok iyi kalite.

  2. Elif Ersin Sarıgül says:

    Kesinlikle katılıyorum, ithal şaraplarla aynı fiyata alınabilecek yerli şaraplar daha kaliteli oluyor bence. Ayrıca her hafta daha önce denemediğim bir şarap tadabileceğim kadar çok çeşit var artık Türkiye’de, üreticilerin sayısı hızla artıyor. Yeni çıkan yerli şarapları denemekten ithal olanlara sıra gelmiyor bile zaten…

  3. Dostbahcesindenlezzetler says:

    Elif, bu aksam Buyulubag in sayfasina bakiyordum, 2009 ve oncesi Cabernet Sauvignon Reserva lar icin .Stoklarinda yok, “hicbir eski uretim yok” 2010 olan var ve fiat olarak 61 tl./ demisler..Bu sarabi hic denedinizmi?? Tanitimi yapilmis ama birde deneyen birinden ogrenmek istedim..odenen ucreti hak eden , kalite bir Cabernet mi acaba?? Baktigim 750 Ml.lik…Cok onemli degil ama sayet tadina baktiysaniz bilmek isterim. Gerci sayfanda Cabernet lere bakacagim suan..belki vardir..Tesekkur ediyorum ve sevgiler.

  4. Elif Ersin Sarıgül says:

    Merhaba,
    Büyülübağ Cabernet Sauvignon Reserve 2010′u bir kez tatmış ve beğenmiştim. Fiyata göre değerlendirmem biraz zor, çünkü herkesin fiyat/kalite kriteri kendi içinde bulunduğu koşullara göre değişir sanıyorum. Üstelik sizin bulunduğunuz memlekette aynı kalitede şaraplar çok daha ucuza bulunabilir belki de :) 2010 özelinde yorum yapamam ama genel olarak Büyülübağ şarapları bence gerçekten güzel. Bu şarap da aynı fiyata şarap alabileceğiniz butik Türk markaları arasında en iyilerinden biri olacaktır diye düşünüyorum.
    Sevgiler & selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>