Kanyon’da Çok Güzel Şaraplar Tattık

Şaraba azıcık merakınız varsa, Kanyon’daki Şarap Tadım Günleri’ni mutlaka seversiniz. Yirmiden fazla üretici, 3 gün boyunca belirlenen etkinlik saatlerinde şarapları, çalışanları ve yöneticileriyle Kanyon’da oluyorlar. Standlara uğrayıp şaraplar hakkında bilgi alabilir, şaraplardan tadabilir, firmaların şarap kulüplerine üye olabilir, sektördeyseniz ileride birlikte gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz için kartvizit değiş tokuşu yapabilirsiniz. Bu seferkini kaçırdıysanız, bir sonrakine şimdiden hazırlanın, Kasım 2010′dan beri yılda iki kez, Mayıs-Haziran ve Kasım-Aralık gibi düzenleniyor.

Bu etkinlikte neleri yapamazsınız diye düşünürsek, ne yazık ki bazı üreticilerinin en çok reklamını yaptıkları, en kaliteki ve aynı zamanda en pahalı ürünlerini tadamayabilirsiniz, çünkü bu etkinliğe getirmeyebiliyorlar ne yazık ki… Ya da belki de tadabilirsiniz ama gerçekten o şarapla çok yakından ilgilendiğinize inandırmanız lazım standdaki yetkilileri :) Bir de bu etkinlikte öyle tıkır tıkır alışveriş yapamayabilirsiniz. Sonradan irtibata geçip teslim almak üzere sipariş verebilirsiniz ancak…

Ben genellikle, biraz tatmaya bir türlü sıra gelmeyen şarapları tatmak için, biraz üreticilerin kendilerini nasıl konumlandırdıklarını görmek için, biraz da havayı koklamak ve peşimde sürüklediğim arkadaşlarıma şarabı sevdirmek için gidiyorum. Aslında o küçücük kadehlerde, buz gibi havada, üst üste onlarca şarap tadınca çok sağlıklı bir değerlendirme yapmak pek mümkün olmuyor, bu yüzden genelikle Kanyon’da dikkatimi çeken şarapları daha sonra alıp tekrar deniyorum.

Bu sefer beyazlarla başlayıp sonra rahat rahat kırmızılarla devam edebilmek için, tadıma Umurbey Sauvignon Blanc ile başladık. Aynen beklediğim gibi, çok güzeldi, aromatik ve canlı, insanı hayal kırıklığına uğratmayan bir beyaz. Beyazlarla başlamışken La’dan Mon Reve Charonnay Chenin Blanc denemek istedik ama bulamadık. Biz de yavaşça kırmızılara geçiş yaptık.

Arcadia’nın beyazlarını daha önce tatmış, her ne kadar kalite/fiyat oranını yüksek bulsam da kırmızıları beyazlara nazaran daha da çok seveceğimi anlamıştım. Cabernet Sauvignon 2010 ve Arcadia Fresh Red Blend 2010 beni haklı çıkardı, ikisini de sevdim, hem de Red Blend 2009′dan daha çok.  Çok kompleks değiller, ama olmalarına gerek de yok.  Kolay içimli, meyvemsi, keyifli şaraplar ikisi de. Bu arada Güneş Bey sağ olsun, beni hatırlayarak hoş bir sürpriz yapmış oldu :)

Chateau Nuzun’un kırmızılarını tatmadan önce Urla’nın Tempus’unu tatmak istedik ama yokmuş, biz de doğrudan Chateau Nuzun’a geçtik. Necdet Bey geçen sefer bana yaşımıın 24′ün üzerinde olup olmadığını sormuştu, bu sefer beni hatırladı :) ve sormaya gerek duymadı neyse ki. Cabernet Sauvignon 2010, Chateau Nuzun 2010 ve Chateau Nuzun 2009 tattık. Chateau Nuzun şarapları geçen yıla oranla belirgin bir oranda daha keyifli. Hala genç sayılabilecek bağlardan elde edilmiş şaraplar, ama bu seferkiler (2010) karakterleri daha oturmuş, içimi daha yuvarlak, daha olgun şaraplar. Azıcık 2011 rekoltesinin de tadına baktık, daha zamanı var, ama bence ümit vaat ediyor.

15-20 dakikada o kadar çok şarap tatmıştım ki artık seçici olmam gerekiyordu, bu yüzden Diren standında sadece Les Muses tadabildim, ama değdi :) Tokat’ta yetişmiş Cabernet Sauvignon’dan üretilmiş, meşe fıçıda beklemenin etkisinin hissedildiği, kadifemsi bir lezzeti var. Diren Collection serisini zaten kalite / fiyat performansıyla bir köşeye yazmıştım, ama Les Muses bir başka köşeye not aldım.

Barbare standında Premier tatmak istedik ama yoktu, biz de Prestige ve Elegance ile devam ettik. Bordeaux tarzı, yumuşak içimli, yuvarlak, ama aynı zamanda güçlü kupajlar sevenler için gerçekten güzel şaraplar.

Büyülübağ standına Cabernet Sauvignon’un 2010 rekoltesi için uğradık (Shiraz sevenler bence Shah‘ı da mutlaka denemeli). Gerçi artık yeni rekoltenin getirdikleri, götürdükleri gibi detayları ayırt edemeyecek kadar çok şarap tatmıştık :) Hem Büyülübağ Cabernet Sauvignon 2010, hem de Büyülübağ Cabernet Sauvignon Reserve 2010 için o ana kadar tattıklarımı dikkate alarak sadece Reserve’in değil, her ikisinin de ortalamanın üzerinde olduklarını düşünebildim ancak, bu da çok sürpriz olmadı. 

Yakın zamana kadar üzüm şarabı yaptıklarından haberdar olmadığım Küp Şarapları benim için en büyük sürprizlerden biri oldu. Meyve şarabıyla çok aram olmadığından, hiç Küp şarabı tatmamıştım daha önce. Zafer Bey’in yakın ilgisi sayesinde, Epic serisi şaraplarının hiç de fena olmadığını ,Vişne şaraplarının da gerçekten güzel, güçlü, akılda kalıcı bir lezzeti olduğunu öğrenmiş oldum. Epic serisinin şişe etiketlerinde görme engelliler için braille alfabesi kullanılması da ilginç bir hoşluk olduğundan belirtmeden geçmek istemedim.

Pamukkale standına şöyle bir uğrayalım dedik ama Selda Hanım sayesinde beş tane şarap tadarak ayrılabildik ancak :) Hafızam beni yanıltmıyorsa, Anfora Chardonnay, Anfora Sauvignon Blanc, Anfora Shiraz Rezerve ve Nodus Cabernet Sauvignon tattık. Bir kırmızı daha tatmış olmamız lazım ama ne olduğunu hatırlayamadım. Bence Anfora Shiraz Reserve gerçekten güzel bir Shiraz. Anfora serisi genel olarak kalite/fiyat dengesi düşünüldüğünde bu fiyat seviyesinde üst sıralarda yer alıyor. Daha acemi bir blog yazarıyken şöyle bir şeyler yazmıştım bu konuda.

Daha önce şuradaki yorumlarda merak ettiğimi söylediğim şaraplardan, Urla Karası’nı unuttuğum için, Suvla şaraplarını da standın önü  hınca hınç dolu olduğu için fırsat bulamadığımdan tatmadım. Sevilen oradaydıysa da ben standını atlamışım. Kutman standında yüzlerce şarap var gibi görünüyordu, ama ben tutup Papazkarası soruverdim. “Var, ama açık değil” şeklinde bir cevap alınca (“Papazkarası şarabımız var ama tadım için buraya getirmedik” demek istemişlerdir diye umuyorum) ısrarcı olmadım. Gali standında ise tek bir şarap tadabildim, sanıyorum Evreshe idi. Oldukça genç bir şaraptı bence, birazcık henüz olmamış hissi veren, son derece meyvemsi bir tadı vardı. Firma ve şarapları hakkında biraz bilgi almak istemiştim ama mümkün olmadı.

Şimdi bu yazıyı gözden geçirip, bir iki saat içerisinde ne çok bilmediğim şarap tatmış olduğumu ve ne kadar hoş vakit geçirdiğimi düşününce Kanyon’un bu tadım günlerini neden bu kadar sevdiğimi daha iyi anlıyorum. Kalabalığa bakılırsa böyle düşünen yalnız ben değilim. Herhangi bir yanlış anlamayı önlemek için, tüm bu şarapları tatmak için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmediğini, herhangi bir kayıt işlemi vesaire gerekmediğini hatırlatmak isterim, sadece Kanyon’un alt katındaki üstü açık alana uğramanız yeterli. Yani senede iki kere düzenlenen bu tadım günlerinde, Kanyon’da şarap tatmayanı dövüyorlar :) öyle diyeyim.

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

4 Responses to Kanyon’da Çok Güzel Şaraplar Tattık

  1. Dostbahcesindenlezzetler says:

    Hmmm guzel kaliteli saraplari keyifli bir ortamda tatmis vede ustelik ucrette odememissiniz ben orayami tasinsam ne:)) Keske mart nisan gibi olabilse bu gunler ozaman sansim olurdu gitmeye ..guzel ve keyifle okunan bir yazi olmus..sevgiler..

  2. Elif Ersin Sarıgül says:

    Yok canım, henüz sizin oralardaki şarap dolu ortamların yanına bile yaklaşamamışızdır :) Mart – Nisan olmasa da Mayıs – Haziran gibi Kanyon’da tekrar oluyor bu tadım günleri, umarım katılabilirsiniz.
    Sevgiler

  3. Caner says:

    Yalniz Elif hanim Suvla nin 2010 Cabernet Sauvignon unu tatmayarak bence cok buyuk bir hata yapmissiniz. Biz 6 kisilik bir gruptuk. Bayildik diyebilirim. Muthis bir Cabernet olmus.

    Birde Urla Nexus. Oda mukemmel bir sarapti. Ama Urla Karasi , Nero d’Avola yoktu. Urla nin Vourla sarabinida cok begendim ben.

    Arcadia da super isler yapiyor. Cabernet monosepaj guzeldi ama 2009 blend benim favorim diyebilirim.

    Barbare Elegance icimi cok guzel bir sarapti. Ben begendim baya

    Birde son olarak aklimda yer eden Umurbey Reserve Cabernet- Merlot.

    Keske Chamlija ve Pasaeli de olsaydi. Gozlerim cok aradi bu 2 firmayi.

  4. Elif Ersin Sarıgül says:

    Siz miydiniz yoksa Suvla’ya yaklaşmamıze engel olan kalabalık :) Haklısınız, Chamlija ve Paşaeli orda olsaydı ben de kesin uğrardım ama yoklardı ne yazık ki…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>