Gecikmiş bir Yılbaşı/Seyahat/Şarap Yazısı

Lise yıllarında yılbaşı kutlaması benim için önemli bir olaydı, çünkü sabahlara kadar arkadaşlarımla eğlenebildiğim nadir zamanlardan biriydi. En az 2-3 kez tekrarlamış olduğumuz bir yılbaşı programımız vardı. Arkadaşımız Can’ın ailesinin Dragos’ta büyük bir evi vardı. O eve 8-10 kişi gider, sadece bizim için yanan kaloriferlerin henüz ısıtamamış olduğu evde hafiften donarak :) evlerimizden elceğizimizle hazırlayıp veya harçlıklarımızla migrostan alıp getirdiğimiz yiyeceklerle kendimize bir yılbaşı sofrası hazırlar, yiyip içer, oyun oynar, muhabbet ederdik.

Liseyi bitirince Can üniversite için Almanya’nın Freiburg şehrine gitti, ve kendine orada yeni bir hayat kurdu. O günden sonra yılbaşı eğlencesinin tadı pek kalmadı. Bir seferinde dışarıda bir Duman konserine gittiğimizi hatırlıyorum hayal meyal, diğer yılları pek hatırlamıyorum. Yılbaşını dışarıda geçirmenin ne felaket bir şey olduğunu, kalabalığın dayanılmaz, servisin ve hizmetin berbat, fiyatların uçmuş olduğunu bir kez deneyimlemek bana yetti! Neyse ki sonra yavaş yavaş evlenmeye başladık da, kendi “ev”lerimiz oldu yılbaşını geçirebileceğimiz.

Sonra bir gün, dedik ki biz bu Can’ı on yıldır hiç Almanya’da ziyaret etmedik, hadi yılbaşında Can’lara gidelim! Bir de baktık yıllar sonra yılbaşında yine Canlardayız :)

Yılbaşından birkaç gün önce Freiburg’a gidip araba kiralayarak gezmeye başladık. Bir günü Strasbourg’da, bir günü de Zürich’te geçirdikten sonra yılbaşı akşamını Freiburg’daki evde geçirmek için hazırlık yapmaya başladık. Sabahtan alışverişe çıktık ve ben elbette ki bir şarap mağazası bulup içine daldım. Bizden önce mağazada 2-3 kişi vardı, bizle birlikte (biz zaten 4 kişiydik) mağazaya 1-2 kişi daha girince, sanıyorum mağaza sahibinin arkadaşı olan bir adam, beklerken bizlere resimde gördüğünüz köpüklü şaraptan ikram etti. Köpüklü şarapları genellikle bana fazla asidik gelen tatları nedeniyle tercih etmiyorum, ama bu seferki gerçekten güzeldi ve tadı da beni hiç rahatsız etmedi. Raumland Blanc et Noir Brut Nature, Pinot Noir ve Chardonnay’in birlikte güzel bir tat yakadığı oldukça güzel  bir köpüklü şarap.

Weinbär adlı bu mağazadan Türkiye’ye götürmek için aldığımız iki şişe kırmızı bir şişe beyaz şarap ve akşam içmek için aldığımız bir şişe köpüklü şarapla birlikte zar zor ayrıldık.

Seyahat boyunca Baden-Wüttemberg bölgesinde yerel olarak yetiştirilen Weißburgunder (Pinot Blanc), Grauburgunder (Pinot Gris) ve Spätburgunder (Pinot Noir) üzümlerinden birkaç şarap tattım. Bu süreçte hep nezle olduğumdan tat ve kokuları tam olarak alamasam da, restoranlarda kadehte sipariş edilebilecek fiyat ve kalite aralığında olan bu şarapların genellikle oldukça vasat olduğunu söyleyebilirim. Bunların üzerine yılbaşı akşamı Türkiye’den gelirken getirdiğimiz Kavaklıdere Pendore Öküzgözü’nü tattığımızda iyi ki öyle yapmışız diye düşündüm. Yediğimiz hafif yemeklerle uyumlu, keyifli, yumuşak bir şaraptı. Gece yılbaşı için geri sayım sırasında açmak üzere almış olduğumuz köpüklü şarabın ne olduğunu not almamışım ama zaten tüm şehir gözlerimin önünde havai fişeklerle ışıl ışılken ve o havai fişeklerin bir kısmı ne yazık ki alkollü ve dikkatsiz gençler sayesinde bastığım yere bir metre mesafede (!) patlarken içtiğim şaraba pek konsantre olamamıştım :)

This entry was posted in 30 TL'nin üzerindeki şaraplar, Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , . Bookmark the permalink.

One Response to Gecikmiş bir Yılbaşı/Seyahat/Şarap Yazısı

  1. Neşe Ersoy says:

    Mutlu Yıllar :-)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>