Alkol Yasağından Kurbağa Hikayesine

Birkaç gün önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, alkollü içkilerle ilgili yeni bir düzenleme kabul edildi. Yaygın olarak “alkol yasağı” olarak algılanan ve bahsedilen bu düzenleme alkolle ilgili olarak, alkollü içkilerin tüketicilere yönelik hiçbir şekilde tanıtımının yapılmaması, alkollü içkilerin ambalajları üzerine zararlarını belirten ifadeler yerleştirilmesi; alkollü içki satan yerlerin okullar, dershaneler, öğrenci yurdu ve ibadethanelere en az 100 metre uzaklıkta olması; alkollü içkilerle ilgili olarak hediye, promosyon dağıtılamaması; alkollü içkilerin dışarıdan görülecek şekilde perakande olarak satışa sunulamaması gibi yükümlükükler getiren maddeleri içeriyor.

Neden?

Bu düzenlemelerin amacı her ne kadar gençleri alkolün zararlı etkilerinden korumak ve alkolizmle mücadele etmek olarak sunulmaya çalışılsa da, bu amacın neden inandırıcı olmadığını Ahmet Hakan gayet güzel özetledi. Elbette ki gençleri kötü alışkanlıklardan korumak devletin görevi, “kafası kıyak” bir nesil isteyen yok, ama üç çocuğu büyütmenin de kolay olmayacağını yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var. Zaten birkaç gün içerisinde Başbakan da “dinin emrettiği yasa” diyerek konunun çıkış noktası olarak farklı bir köşeyi işaret etmişti. Biz hala devletin resmi dini yok diye kendimizi avuturken, birimizin dini inancı hepimizi bağlar” oluverdi göz göre göre…

http://t24.com.tr/haber/anketlerde-erdoganin-soyledigi-gibi-kafasi-kiyak-gezen-bir-nesil-yok/230717

Bir devlet büyüğünü yakalayan vatandaşımın, “hak, iş, ilaç sorununa çözüm” talep ettiğine aşina olduğum ülkemde, bir kişinin dahi bir bakana yaklaşıp “alkol sorunundan bizleri kurtarın” dediğini duymamışızdır. Neden? Çünkü daha geçen gün sağlık bakanının açıkladığı gibi, Türkiye’de kişi başı yıllık alkol tüketimi ortalama 1,5 litreymiş (bazı Avrupa ülkelerinde bu rakam 10 litrenin üzerinde)!

 

Peki öyleyse bu düzenlemeler nereden çıkıyor? Alternatif cevaplardan biri bu:

*

Yurdumun bir köşesinde insanlar daha yeni bir saldırıda ölmüşken bizim her yerde alkollü içecekleri konuşuyor olmamızı birilerinin istiyor olması kulağa gayet mantıklı geliyor.

Bir de işin otoriterleşme boyutu var. Bir ülkeyi özgürlüklerle yönetmeye çalışmak gibi, yasaklarla yönetmek de bir çeşit yönetim anlayışıdır. Nasıl bir yönetim anlayışı olduğunu çok irdelemeden, demokratik bir yaklaşım olmadığını belirtip geçeceğim.

Çözüm?

Şu veya bu sebeple, bu gelişmenin 10 yıl önce içinde yüzmeye başladığımız suyun yavaş yavaş ısındığını bizlere hatırlatan bir durum olduğunu kabul etmek gerekir. İlk yıllarda pek sık olmamakla birlikte, zaman zaman ateşte ufak ufak harlanmalar olmuş, yaklaşık bir buçuk yıl önce internetten alkollü içki satışının yasaklanması (yine 18 yaşından küçükleri korumaktı amaç, sanki 18 yaşından küçüklerin kredi kartı veya internet bankacılığı kullanması mümkünmüş gibi) ve 24 yaşından küçüklerin -tam olarak neye olduğunu anlamasak da- genel olarak alkolle ilişkili bir şeylere katılmasının yasaklanması olarak kendini yine alkolle ilgili olarak göstermişti.

Hatırlamamız gereken en önemli şey, bence kaynamaya giderek yaklaşan o suyun içinde hep birlikte yüzmekte olduğumuzdur. Bugün “amaaan alkol zaten iyi bir şey değil, biraz fazla yasak oluversin hem gençler için iyi olur” diye düşünüyor olabiliriz, ama bu zihniyete alışırsak bugün o restoranın bahçesinde içemediğiniz bira, yarın sizi yeni bir güne uğurlayan eşinizin kapının önünde yanağınıza konduramadığı bir öpücük, ofisinizde dirsek dirseğe çalıştığınız iş arkadaşınız omzuna dökülen saçları, veya okul servisine koşan küçük kızınızın giyemediği pileli eteği olduğunda, bilelim ki o sudan dışarı sıçramak için artık çok geç olacak. Sonra bir gün devran dönüp de zamanında özgürlüklerini bir bir kaptırdığını düşünenler gücü ellerine aldıklarında, bu sefer içilemeyen o bira, takılamayan türban, dile getirilemeyen ibadet, katsayı nedeniyle üniversiteye geçiş yapılamayan imam hatipler olacaktır. Kimin özgürlüğü olduğunun bir önemi yok, sonuçta birilerinin özgürlüğü, başkalarının intikam aracı olacaksa eğer, bu yasaklar hepimiz için yasak… Bilmem anlatabildim mi…

*yazıdaki son resmin ilk kaynağını bilmiyorum, ben buradan aldım: https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc1/575930_488361037900759_1327287309_n.jpg

** kurbağanın hikayesini bilmeyenler için: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaynayan_kurba%C4%9Fa

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>