İzmir’de Tadım ve Bağ Gezileri

8-9 Kasım tarihlerinde, Turkish Wine Bloggers tadım grubuyla birlikte İzmir’deydik. İlk gün tadım ve yemekle, ikinci gün de bağ gezmekle geçti. Tadıma katılan tadımcılar ve şaraplarla ilgili detaylı bilgiyi grubun facebook sayfasında görebilirsiniz. Ben kısaca temel bilgileri burada paylaştıktan sonra kendi izlenimlerimi aktarmak istiyorum.

Tadıma katılan tadımcılar: Akın Gürbüz (önolog), Murat Mumcuoğlu, Candan Mumcuoğlu, Serdar Ucel, Elif Ersin Sarıgül, Umutay Sarıgül, Gökmen Ersoy, Bülent Dinler, Umut Özdemir, Mustafa Temimhan, Ahmet Barlak, Argun Tanrıverdi

Tadıma katılan şaraplar tadım sırasıyla:

1- Vinbodrum Shiraz 2013
2- Küp Epic Merlot 2011
3- 7 Bilgeler Bias 2011
4- Sevilen Centum Shiraz 2012
5- Prodom blend 2012
6- Urlice Cabernet Sauvignon Syrah 2011
7- Şatomet Mourvedre Syrah 2013
8- Urla Tempus 2012
9- Pamukkale Nodus Shiraz 2011
10- Mozaik Mahrem Corinto 2010
11- Usca Syrah Foça Karası 2013
12- Yazgan Vodina 2012

Tadımın birincisi Yazgan Vodina 2012, ikincisi Urla Tempus 2012, üçüncüsü de Pamukkale Nodus Shiraz 2011 oldu.

Öncelikle burada yer alan şarapların üreticilerine teşekkür etmek istiyorum. Emeklerine, ellerine sağlık. Amacımız Ege’nin seçkin kırmızı şaraplarını tatmaktı, güzel bir seçki oldu diye düşünüyorum.

Tadımdan sonra akşam yemekte, elimizde kalan ve tadıma katılamayan şarapları tatmaya devam ettik, ancak yemekler şarapların önüne geçti diyebilirim rahatlıkla. Osman Sezener‘e buradan bizim için hazırladığı menü için tekrar teşekkür ederim. Hayatında pancar yediğini görmediğim Umutay’ın dilinden hala düşmedi o pancar sorbe :)

Ertesi gün de Nif’i ve LA’yı ziyarete gittik. Her iki üretici de bizi gerçekten özenle ve sıcak bir yaklaşımla ağırladı. Buradan onlara da tekrar teşekkür ediyorum.

Temel bilgileri ve teşekkürleri tamamladıktan sonra gelelim izlenimlerime :)

Tadımda benim edindiğim genel izlenim, ne yazık ki Ege bölgesi kırmızı şaraplarının genel olarak ne yazık ki çok başarılı sonuçlar veremediği oldu. Tattığımız şaraplar genel olarak asiditesi düşük şaraplardı. Kör tadım yaptık ve herkes not almayı, puan vermeyi bitirene kadar aramızda şaraplar hakkında konuşmamaya dikkat ettik. Sonunda puanlar açıklandığında puanların genellikle 90′un altında kaldığını gördük.

Nif’te Gaye Hanım’ın heyecanını ve cesaretini fark etmemek ve takdir etmemek mümkün değildi. Çok güzel hayalleri ve gerçekten güzel fikirleri var. Henüz istedikleri şekli almamış olsa da şaraphaneleri yakın zamanda oldukça etkileyici bir yer olacak bence. İçinde sanatın değer bulduğu bir şaraphanenin fikri bile mutluluk verdi bana.

Nif’in şaraplarından bahsetmeden önce henüz yolun çok başında olduklarını belirtmek isterim. Daha bağlar çok yeni ve bu yıl daha üçüncü rekoltelerini yapıyorlar. Bu nedenle henüz emeklemekte olan bir bebeğin yürüme çabasını eleştiriyor gibi hissediyorum şu an. Açıkçası bence beyaz şaraplarındansa bence kırmızı şarapları öne çıkıyor. Her şeyde olduğu gibi beyazlarda yeni şeyler deniyorlar, ancak ben ne yazık ki sevdiğim bir beyaz tadamadım. Benim şahsi fikrim, denemeler yaparken iklim özelliklerini dikkate alarak sıcak iklime uygun üzümler denemelerinin daha başarılı sonuçlar verebileceği yönünde.

Ben zaten hep kuralları takip eden biriyimdir :) yeni kurallar getireceksem de artısını eksisini iyice tartar, araştırır, veriler bu yeni kuralı destekliyorsa ancak o zaman o kuralı uygularım. Hadi bir deneyim görelim diyemem. Nif ise bu konuda daha cesur ve içgüdüsel hareket etmeyi tercih ediyor anladığım kadarıyla. Daha önce hiç adını duymadığım üzümleri Nif’te gördüm, özellikle Cabernet Mitos bağlarının kırmızı görüntüsü çok etkileyiciydi. Umarım istedikleri sonuçlar alırlar.

Nif’in kırmızı şarapları beyazlarına göre bence çok daha güzel şaraplar. Özellikle Sangiovese herkesin beğenisini topladı. Genellikle kırmızılarda biraz meyvemsi aromalar ve meyve konsantrasyonu az olsa da, bağlar olgunlaştıkça daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına eminim. Bu kadar emek ve ilgiden sonra başka türlü bir sonuç çıkması mümkün değil gibi geliyor bana :)

LA’nın şaraphanesinin bugüne kadar Türkiye’de gördüğüm en görkemli şaraphane olduğunu itiraf etmem gerekir. Tadım odası, mahzen, çay & kahve ikram edilen küçük bir bar, bağ manzaralı masalar… Bağ manzarası derken nasıl bir manzaradan bahsettiğimi aşağıda küçük resimde görebilirsiniz (pek görünmüyor gerçi ama) veya kendi websitelerinden görebilirsiniz.

La’nın tadımında şarap çeşidinin fazlalığı beni şaşırttı. Firmanın tüm şaraplarını tattık: Antre serisi, Mon Reve serisi, Consensus serisi, ve bir tatlı şarap olan La Passito. Tüm şaraplar düzgün ve içilebilir olmakla birlikte, özellikle İtalya kökenli üzümlerin başarılı sonuçlar verdiğini düşünüyorum. Ben beyazları yine daha zayıf buldum, kırmızıları daha çok beğendim, Mon Reve Tempranillo benim favorim oldu. La Passito’nun da birkaç kişinin favorisi olduğunu, tatlı şaraplara pek yüz vermeyen Umutay’ın da bu kişilerden biri olduğunu belirtmek isterim :) Hatta şu an kavımızda bir şişesi açılmayı bekliyor.

Anladığım kadarıyla sıcak iklim koşulları LA’yı da biraz zorluyor. Şarapların asiditesinin düşüklüğünü vurguladığımızda Umut Öner, iklim koşullarının yarattığı zorlukların bir yere kadar aşılabildiğinden bahsetti. Orada bulunduğumuz süre boyunca kendisi bize tesiste bugüne kadar neler yaptıklarını ve bundan sonra yapmak istediklerini ilgi ve heyecanla anlattı, bizim de şaraplar hakkındaki fikirlerimizi ilgiyle ve hatta ısrarla sorarak not aldı. Bunca ilgi ve işe gösterilen özene tanık olduktan sonra ben de bundan sonra LA Şaraplarını aklımda tutmaya karar verdim. Aynı anda 14 şarap tadınca zihnimde çok net izlenimler oluşmadı. Özellikle Mon Reve serisini tekrar tatmak istiyorum.

İzmir civarına yolunuz düşerse La ile ve Nif’le irtibata geçip sizin de buraları ziyaret etmenizi öneririm. Özellikle LA’nın tesisi gerçekten etkileyici. Ayrıca biz gitmedik ama, siz Urla, Usca veya Urlice’ye de gidebilirseniz bence pişman olmazsınız, dönünce bana da anlatırsınız :)

This entry was posted in 30 TL'nin altındaki şaraplar, 30 TL'nin üzerindeki şaraplar, Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , . Bookmark the permalink.

One Response to İzmir’de Tadım ve Bağ Gezileri

  1. dosbahcesindenlezzetler says:

    Elif merhaba..birsey rica edecegim..Trakyadaki birkac sarap ve bag evine gunluk fezi yapilabilirmi en yakin baglar hangileridir? Onceden izin almak gerekirmi yoksa her hangi gin-saat gidilebilirmi?Tadim imkani varmi..bana bilgi vermen mumkunmu. Yakinda Turkiyede olacagim bir gunluk gezi yapma dusuncesindeyim..birde bir oteldr sanirim turk sarabi tadim gecrleri oluyor o konuda da bilgi paylasimi yapabilirsen sevinirim.. Tesekkur ediyorum sevgiler..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>