Şarabın yıllanması mı damağın yıllanması mı?

Bana en çok gelen sorulardan biri herhalde şarabın yıllanmasıyla ilgilidir. “Şarabım yıllanmış mıdır?” “İçmesem de beklesem mi?” “Yıllar önce yılbaşı partisi için marketten almıştık içilmeyince o zaman bu zamandır gözüm gibi bakıyorum…” böyle gider bu :) Tekrar yazmış olayım, şarap öyle durduğu rafta yıllanmaz. Ortamın ısısı sabit olacak (13-16 civarı mümkünse), ortam nemli olacak, şişe yan duracak, hepsinden de önemlisi, şarap yıllanmaya müsait olacak. İşte bu sonuncuyu nasıl anlarım diye soruluyor ki, bu aslında en zor soru. Basit bir cevap vermek gerekirse, bu soruyu bana soruyorsanız bence hiç yıllandırmayın. Çünkü yıllandırılacak şarapları kolay kolay süpermarketten zaten alamazsınız. Şarabınızı eğer bir şarap mağazasından veya üreticiden alıyorsanız zaten alırken “bu şarabın yıllanma potansiyeli nedir, bunu en iyisi ne zaman içmek lazım” diyerek doğrudan sorabilirsiniz. Şarabı yıllandırmak için özel dolaplar alabilir veya evinizim bodrumuna bir kav yaptırabilirsiniz isterseniz.

Aslında şarap yıllandırmaya başlamadan önce yapılması gereken bir şey var, damağınızı geliştirmek. Eğer sık sık şarap tadıyor, tattığınızda ne tattığınıza, nasıl bir tadı ve kokusu, hatta rengi olduğuna dikkat ediyorsanız, zamanla damak algınızın gelişeceğini ve beraberinde damak zevkinizin de değişeceğini göreceksiniz. Eğer bu farkı hissetmeye başladıysanız, ne tür şarapları sevip hangilerini sevmediğinizi az çok biliyorsanız, belki artık şarap yıllandırmaya kafa yormaya başlayabilirsiniz.

Ben 2010 yılından beri şarap tadıyorum. Bunu meslek olarak değil, hobi olarak yaptığım için, her gün yeni bir şarap tattığımı söyleyemem, belki her hafta veya 3-4 günde bir diyebilirim (bu arada biz şarap dolabımızı daha yeni aldık). 2010 yılında resimde gördüğünüz bu şarabı belki değil ama bu üzümden aynı üreticinin yaptığı bir şarabı tatmıştım. Kesinlikle beğenmediğimi çok net hatırlıyorum, çünkü bu şaraba yeğ tuttuğum diğer şarabı duyunca bizimle ilgilenen genç kadın biraz şaşırmış, (kesinlikle kibar ve hiç küçümsemeyen bir şekilde) aslında benim tercihimin aksine, genellikle Karalahna’nın daha beğenilen şaraplar veren bir üzüm olduğunu söylemişti, ben de buna şaşırmıştım.

5 yıl sonra şimdi o kadının neden bahsettiğini anlıyorum. 5 yıl önce tattığımda, belki o şarabın ideal zamanı değildi, belki de benim ideal tadım zamanım değildi (belki yorgundum veya ardarda çok şarap tatmıştım hatırlamıyorum), bilemiyorum. Ama bu kez tattığımda, burun ve damağı zengin, meyve konsantrasyonunu henüz kaybetmemiş, ağzı sulandıran bir bitişi olan (juicy bitiş diyorlar :) ) güzel bir şarap tattığımı düşündüm. Dolapları bir karıştırın, sizde de geçmiş Bozcaada seyahatlerinden kalmış bir Vinium Karalahna 2009 varsa (umarım şarabın bunca yıldır beklediği dolap yazın 35 kışın 15 derece olmuyordur) tadına bakmanın zamanı gelmiş artık. Bakalım sizin damağınız gelişmiş mi :)

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>