Corvus Blend No3 2006

2010 yılının yazında Bozcaada’da rüya gibi bir tatil geçirmiştik. Bu tatil benim şarapla haşır neşir olma yolunda attığım ilk adımlardan biri olarak bu blogun ilk yazılarından birinde kendine daha önce yer bulmuştu. Tatilin sonunda evimize birkaç şişe Corvus şarabı ile dönmüştük. İşte o şaraplardan sonuncusu resimde gördüğünüz Corvus Blend No3 (2006).

Bu şarabı Corcus’un sanıyorum üretim tesislerinin de olduğu yerdeki mağazasından yaklaşık 70 TL civarı bir fiyata aldığımızı hatırlıyorum. Rakam tam olarak doğru değilse bile bana o zaman yüksek gelen bir fiyattı, o zamanlar henüz şarapla bu denli haşır neşir de olmadığımdan o fiyata şişenin içinden mucize çıkıyor olmalı diye düşünmüştüm :)

Bize yardımcı olan kişi bu şarabı içmek için en iyi yılın 2011 olacağını söylemişti, biz de söz dinledik, 2011′den önce açmadık. Gerçi hala bir şarap dolabımız olmadığından salonun ışık görmeyen ve evin diğer yerlerine göre nispeten daha serin bir köşesinde sakladık ama yapacak başka bir şey yoktu.

Corvus Blend No3 2006, Bozcaada’daki Corvus bağlarında yetişen Cabernet Sauvignon, Syrah, Merlot, Malbec, Karalahna, Öküzgözü ve Cabernet Franc üzümleri harmanlanarak üretilmiş bir şarap. 12 ay Fransız meşe fıçılarda, 2 ay botte’lerde (şişenin üzerinde böyle yazıyor, ancak botte nedir ben bilmiyorum, bilen varsa lütfen yorum yazarak bizleri aydınlatsın) ve 6 ay şişede dinlendirildikten sonra bizlere ulaşmış. Şişenin tasarımı oldukça şık ve etiketin üzerinde bir efsane anlatılıyor.

Corvus her yıl, o yılın en iyi üzümlerinden ürettiği şaraplara Blend adını veriyor ve her seferinde yeni bir numara veriyormuş. İtiraf etmem gerekirse henüz şarap hakkında da Corvus hakkında da bilgim olmadığı o günlerde, şarabı almadan önce etiketin üzerini okuduğumda “demek ki bu üzümler pek de matah değillermiş, yoksa hepsini birbirine katmazlardı, ayrı ayrı her birinden şarap yaparlardı” diye düşünmüş, yine de merakımı yenemeyip almıştım :) Neyse ki şarabı tadınca bu düşüncemin doğru olmadığını anladım.

Koyu bordo renkli, ahududu ve kiraz aromaları belirgin olan, gövdeli, tanenli, oldukça güçlü ve canlı bir şarap. Ben önce sadece yarım saat havalandırdıktan sonra şarabı tattım ve beğendim ama daha uzun bir süre havalandırmam gerektiğini anlamıştım. Kısa bir süre sonra evden çıktım ve şarabımı kadehte bıraktım. Yaklaşık dokuz saat sonra eve dönüp kadehteki şarabı tekrar kokladığımda belirgin bir toprak kokusu aldım, ancak tadı hala neredeyse aynı güçlü ve tanenli haliyle yerli yerindeydi. Sonuç olarak şarabı oldukça beğendim ama hala genç bir şarabın havasını taşıyor. Bir süre daha şişede dinlendikten sonra belki daha da güzel olabilirdi diye düşünüyorum.

Not: Şişeyi resmini çekmek için içine yerleştirdiğim kutu içinde şarap aksesuarları bulunan bir şarap kutusu. Bu kutudaki aksesuarlar da bir başka yazının konusu…

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

2 Responses to Corvus Blend No3 2006

  1. Erkut Şahin says:

    Fıçılarda dinlendirilmiş (standart fıçılar 225 litrelik olurlar) üzümlerin kupaj şarap yapılmak üzere harmanlandığı ve şişelenene kadar bu harman’ı saklayan 20.000 litreye kadar olabilen,anlık olarak sıcaklık v.b. bir çok değerin izlenebildiği ”meşe” tanklara botte denir.Meşe görmemiş kupaj şaraplarda botte yerine çelik tanklar veya beton havuzlar iş görür.

  2. Elif Ersin Sarıgül says:

    Bu bilgiye başka bir yerden ulaşmam mümkün olmamıştı beni çok sevindirdiniz, teşekkürler!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>