5 Adımda Şarap Tadımı

 

Kısa bir süre önce bir şarap tadım seminerine katıldım. Son zamanlarda yaşadığım en tatmin edici tecrübeydi diyebilirim. Bence sadece şarapla bir uğraş olarak ilgilenenler değil, herhangi bir sıklıkta şarap içen herkesin keyif alabileceği bir deneyimdi.

Sanırım birçok kuruluş benzer şekilde şarap tadımına yönelik eğitimler düzenliyor. Ben tamamen pratik sebeplerden dolayı benim programıma uygun olan, Kayra Wine Center tarafından düzenlenen 5 Adımda Şarap Tadımı seminerine katıldım. Lokasyon her ne kadar olabilecek en merkezi noktada olsa da bana biraz uzak olduğundan programa yetişebilmek için akşam işten biraz erken kaçmak zorunda kalsam da, organizasyona gösterilen özen ve beklentilerimi karşılaması açısından benden tam puan aldıklarını ve işten biraz kaytarmaya değdiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Aslında seminerin kapsamının beklentilerimi biraz aştığını itiraf etmeliyim. Bu tür bir organizasyona ilk kez katılan biri olarak benim beklentim, “Kadehe tatmak için konmuş şaraba bakınca ne görmem gerekiyor? Şarabı koklayınca bazı kişilerin aldıklarını iddia ettikleri o çiçekten tutunda terli at kokusuna kadar sınır tanımayan bir yelpazeye yayılan kokuları ben de alabilecek miyim? Gövdeli şarap ne demek?” gibi sorularıma cevap bulabilmekti. Yaklaşık üç saat süren bir sunumda tüm bu sorularıma yanıt bulmak ve daha da fazlasını öğrenmek, sipariş edilen tatlının yanında bir top da dondurma gelmesi gibi oldu :)

Kısaca özetlersem, üzümün her öğesinin şaraba neler kattığını, farklı şarapların üretimdeki ve tüketimdeki farklılıklarını, şarap tadarken hangi noktalara dikkat etmem ve nelere konsantre olmam gerektiğini, hatta o gün tattığımız şaraplarla hangi yemeklerin uyumlu olacağını öğrendim diyebilirim.

Benim için özel olarak önemli sayabileceğim bir kazanım, yüksek asiditenin beni biraz rahatsız ettiğini, yüksek taneninse pek rahatsız etmediğini, hatta tersine hoşuma gittiğini fark etmek oldu. Yalnız aynı şaraptan ben sadece meyve ve hafifçe meşe kokusu alabilirken başka kişilerin karabiber, erik, çilek, mineral vb kokuları alabildiklerine tanık olmak benim için biraz üzücü oldu. Üstelik fazlasıyla iyi koku alan ve kolay kolay da yorulmayan bir burnum olduğunu düşünüyorum. Hatta şöyle ki, bir ortamda kimin tanıdık bir parfüm kullandığını, kimin limon kolonyası sürmüş olduğunu (saatler önce sürmüş olsa da limon kolonyası kokusunu hiç sevmediğimden hayatta kaçmaz benden), bulunduğum mekanda kötü kokan bir şeyler olduğunu en önce ben fark ederim. Gelin görün ki, bir şaraptan küflü karton veya at kokusu nasıl alınır henüz anlamış değilim! Neyse, zamanla ve tecrübeyle olmayacak şey yok diyerek kendimi teselli ediyorum.

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>