Süryani Şarabı

Süryani Şarabı

Yeni tatlar denemek bence yemek yemenin en keyifli anıdır. Bazen sevdiğim, bildiğim bir yemeği yemekten bile daha keyifli olabilir benim için.  Bu nedenle nerede yemek yemek istediğimi düşününce aklıma hemen geçenlerde duyduğum, yöresel yemek yapan Cercis Murat Konağı geldi. Burada yemek yemeye karar verdiğimde Mardin yemeklerini tadacağımı ve bu yemeklerin daha önce yediğim hiçbir yemeğe benzemeyeceklerini tahmin etmiştim, ama Süryani şarabı tadacağım hiç aklıma gelmemişti nedense. İnternette biraz menülerine göz gezdirince bu gerçeği fark ettim ve ne kadar doğru bir karar vermiş olduğum için kendimi takdir ettim!

Şu sıralar bağ bozumu için özel bir menü hazırlamışlar. Bu menüyü almaya önce pek istekli olmasam da, menüyü inceledikten sonra yiyeceklerin ne olduğunu, neyle neyin birlikte sipariş verilebileceğini hiç anlamadığımı görünce bu fix menüyü almayı kabul ettim. Menünün servisine, ortaya çeşitli mezelerden oluşan bir meze tabağı getirerek başlıyorlar ki bu tabağın tarifine bence sözcükler yetmez. Bu yüzden sizin için resmini çektim :)

Cercis Murat Konağı’ndaki Meze Tabağı

Bu kaşıkların içinde servis yapılan mezelerin hepsini birer birer denedim ve her ne kadar hiçbiri için diğerlerinden daha az lezzetliymiş gibi yorum yapmak istemesem de, benim için yeşil buğdaydan yapıldığı söylenen ancak adını hatırlamadığım meze bir numaraydı. Yalnız bu mezelerin çoğu biraz ekşiliydi ve biraz baharatlıydı, bu yüzden bunlarla beraber şarabın tadını almaya çalışmak beni biraz zorladı.

Süryani şarabını alüminyum bir tas içerisine küçük kepçeler ile servis yapıyorlar. Tastan şarap içmek değişik bir deneyim oldu. Alüminyum tasa konunca şarabın rengi ve kokusu hakkında fikir sahibi olmak zorlaşıyor bence. Ben sadece şarabımın alüminyum tasta durduğunu görebiliyor ve koklayabiliyordum :) Şarabı tadınca çok şaşırdım çünkü alışılmış sofra şaraplarından çok farklı olacağını tahmin etmiş ve ev yapımı olduğundan biraz da kusurlarını hoş görebileceğimi düşünmüştüm, ama beni utandırdı. Gayet kolay içimli, damakta yumuşak bir tat bırakan çok hoş bir şaraptı bize sunulan, ev yapımı, garsonun dediğine göre Öküzgözü, Boğazkere ve Karaoğlan üzümlerinden yapılmış olan Süryani şarabı. Yalnızca birazcık fazla havalandırılmış olduğu hissine kapıldım ama havalandırılmış olunca ne olmuştu tadına derseniz tarif edemem. Gerçi şarabın büyükce bir tastan benim önümdeki büyükçe tasa aktarıldığı ve benim o tastan tattığım düşünülürse diğer restoranlarda şişeden kadehe aktarıldığında hemen  tadına baktığım şaraplardan farklı bir his bırakması normaldir herhalde. Ben ikinci kadehte durdum ama bir daha içmek ister miyim diye düşününce hiç şüphesiz bir “evet” geçiyor zihnimden.

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>