Bahçede Akşam Yemeği

Her yanı meyve ağaçları ve çiçekler ile donatılmış, orman içerisinde kalan, çok güzel bahçede, kalabalık bir sofrada yenen bir akşam yemeğine katılma fırsatım oldu. Ancak bu güzel akşama eşlik eden bahçeye eş güzellikte bir şişe şarabımız olamadı ne yazık ki! Bu nedenle şarap konusunda derinlere girmeden bahçeden birkaç resimle gözünüz gönlünüz açılsın istedim.

Sofrada içecek olarak şarap tercih edenlerin azlığı, seçimi elde mevcut olan seçenekler arasından da olsa benim yapmama imkan tanıdı; ancak şarabı son anda soğutma çabalarım, sorfaya oturmaya kısa bir süre kala şarabın açma fırsatım olması ve şarabı açarken mantarın dağılma belirtileri göstermesi tadımı biraz kaçırdı açıkçası. En kötüsü ise, birkaç dakika dinlendirmeye sabrettikten sonra tadına baktığım, üzerinde küçücük mantar parçaları yüzen şarabın sirkemsi tadıydı. Mantarın dağıldığını ve şişenin üzerindeki tarihi görünce zaten böyle olacağını tahmin etmiştim. Anladığım kadarıyla yıllandırmaya müsait olmayan bir şarap olan Yazgan Cabarnet Sauvignon Merlot 2006, çok da uygun olmayan koşullarda bekletilince bozulmuştu.

Sonrasında şarap seven tek konuk olduğum için evsahibinin üzüntüsünü ve üzerime yönelen ilgiyi görmezden gelemediğimden acilen bir şarap daha soğuttum. (Yazgan Dolcevita Cabarnet Sauvignon Boğazkere Syrah) Artık herkes sofrada olduğundan ve yemekle beraber bir şeyler içmek farz olduğundan neredeyse açar açmaz içtiğim bu şarap çok daha iyi durumdaydı. Ancak acil soğutma, dinlendirememe, şarabın tadını çıkaracak ortamın oluşamaması gibi sebeplerden dolayı şarabın lezzeti hakkında fazla yorum yapmadan sadece resmini yayımlamayı uygun gördüm.

Bu tatsız başlayan şarap macerası ve Dolcevita’nın tadına varamamak elbetteki tadımı kaçırmaya yetmedi çünkü ben elimdeki güzelliklerle yetinmesini bilen biriyim :) Etrafımı seyredip, tanışlarla sohbetin tadını çıkardım bir güzel…

Bu arada belirtmek isterim ki bu blogda soğuttum kelimesi buzdolabına – hatta bazen bu gibi durumlarda buzluğa – koydum anlamına geliyor. Bir şarap dolabına veya en azından kırmızı şarapları istenen sıcaklığa getirebileceğim bir mahzene sahip olmadığım sürece ne yazık ki bu böyle devam edecek gibi görünüyor.

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>