2. Geleneksel Kadehteki Lezzetin Peşinde Peynir & Şarap Tadım Gecesi

Nisan ayında birincisini gerçekleştirmiş olduğumuz Peynir & Şarap Tadım Gecesi’nin 2.sini başarıyla gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Çok yoğun bir çalışma temposu olan Neşe’nin (kendisi ortodonti uzmanı) bu sefer biz çakırkeyif olmadan aramıza katılıp katılamayacağı hakkında ümitsizce konuşurken kendisi kapıyı çalarak bizi sevince boğdu!

Efendim bendeniz, çok sevdiğim, ufacıklığını bildiğim canım arkadaşlarımı evimde, kendi kurmuş olduğum bir masanın etrafında oturup, peynirleri ve şarapları merak ve ilgiyle tadarken görünce öyle mutlu olmuşum ki daha içmeden sarhoş olmuşum. Olmuşum herhalde ki, ne sofranın, ne şarapların, ne birbirimizin fotoğrafını çekmek aklıma gelmemiş!

Bir ara Mehveş’in beni, roze şarap bitmeden şişenin resmini çekmezsem gecenin sonunda renksiz olan şişesinin hiç de fotojenik olmayacağı konusunda beni uyardığını hatırlıyorum. Kendisine bu uyarısında haklı olduğunu söylediğimi de hatırlıyorum ama ağzımdan çıkanı kulağım duymamış herhalde çünkü ertesi gün gördüm ki fotoğraf makinemdeki son fotoğraf bir önceki yazının konusu olan şaraba ait!

Amaaaaa… Benim arkadaşım Mehveş öyle süper bir insan ki o akşama ait tüm şarapların ve başka bir dolu şeyin fotoğrafını çekmiş elbette! Onun sayesinde şu an resimli bir yazı görebiliyorsunuz.

Resimlerde gördüğünüz şarapları keçi peyniri, erzincan tulum peyniri, taze kaşar peyniri, cheddar peyniri, füme peyniri ve ne peyniri olduğunu anlayamadığım, içinde küçük otlar olan bir peynir ile birlikte denedik. En çok övgüyü keçi peyniri aldı (merak edenler için, kendisini Namlı Gurme’den, “beyaz peynir kıvamında bir keçi peyniri istiyorum” diyerek almıştım).

Tattığımız şaraplar, Umurbey Sauvignon Blanc, Büyülübağ İris ve bir şişe de Çağrı’nın babasının kendi yaptığı, %30 Cabernet Sauvignon, %70 Öküzgözü üzümlerinden yapılmış kırmızı bir şaraptı.

Umurbey Sauvignon Blanc : Bu şarabı tatmadan önce, ilk kez Sauvignon Blanc denediğimde hissettiklerimi düşünerek arkadaşlarımı uyarmıştım, “biraz keskin, asit oranı yüksek bir şarap olabilir” diyerek, ama çok yanılmışım. Kadehimizde bulunan bu açık sarı renkli şarap, limon ve mineral kokuları ile zenginleşmiş, son derece dengeli, asiditesi kesinlikle hiç keskin olmayan, ferahlatıcı, oldukça güzel bir şaraptı.

Daha önce Umurbey Chardonnay’i tadıp burada bahsettiğimde, Sauvignon Blanc’ı mutlaka denemem gerektiğini belirten yorumlar gelmişti. En kısa zamanda deneyeceğimi yazmıştım ben de ama aylar geçmiş üzerinden. Şimdi gerçekten anlıyorum neden böyle yorumlar geldiğini. Gerçekten çok başarılı.

Büyülübağ İris: Gülpembesi ile kırmızı arası göz alıcı bir rengi ve çok hoş bir şişesi olan bu şarap, Avşa Adası’na özgü Ada Karası üzümlerinden üretilmiş. Bugüne kadar tattığım roze şaraplar hep biraz daha tatlı, daha yumuşak içimli şaraplardı. İris bence kırmızı ile beyaz şaraplarla karşılaştırarak tarif edersem beyaza biraz daha yakın duruyor. Burunda turunçgil kokuları ile bende çok canlı bir beyaz şarap hissi yarattı tatmadan önce. Tadınca da anladım ki beklediğimden daha ekşimsi, daha asitli bir şarap İris. Oldukça canlı, güçlü karakteristik özellikleri olan bir şarap bence.

Çağrı’nın babasının kırmızı şarabı : Çağrı bu tadım organizasyonu için bizlere babasının Kırklareli’nde Cabernet Sauvignon ve Öküzgözü üzümlerinden yaptığı şaraptan bir şişe getirmişti.  %30 Cabernet Sauvignon, % 70 Öküzgözü üzümlerinden yapılmış bu şarap oldukça az gövdeli, oldukça buruk bir şarap. Burunca hafif bir karabiber kokusu var. Bence bu şarap biraz fazla hafifti, sanki biraz uçmuş gibiydi. Çağrı’nın babası şarabı içmek için geç ya da erken olduğuna dair bir uyarıda bulunmadığına göre, belki şişe iyi kapatılamamış, hava almış olabilir diye düşünüyorum

Umurbey Sauvignon Blanc ve Büyülübağ İris ile bence en iyi uyum sağlayan peynirler keçi peyniri, tulum peyniri ve füme peyniri oldu. Kırmızı şarabımız ise bence peynirlerle tatmak için uygun bir şarap değildi. Tattığımız peynirler bu şarabın yanında fazla güçlü lezzetleriyle şarabın lezzetinin üstüne çıkıyorlardı. Bu tabii benim düşüncem, örneğin Mehveş böyle düşünmüyor olmalı ki tüm şarapları tattıktan sonra geceye kırmızı şarap ile devam etti.

En kısa zamanda yeni bir tadım gecesinde bir araya gelmek ve gecenin detaylarını burada paylaşmak dileğiyle yazıma burada son veriyor, sizlere de dostlarınızla keyifli şarap tadımları diliyorum sevgili okurlarım.  Bol peynirli, bol şaraplı günler hepimize :)

This entry was posted in Şarap Deneyimleri and tagged , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

5 Responses to 2. Geleneksel Kadehteki Lezzetin Peşinde Peynir & Şarap Tadım Gecesi

  1. nurcan göz says:

    Adamızın topraklarında yüzyıllardır üzüm yetişmiştir.Büyülübağ firması ise profosyenelce ve özenle hazırladığı şarapları ile adamızın ününü hakettiği alana taşşımıştır.Kendilerini tebrik ediyorum

  2. Elif Ersin Sarıgül says:

    Haklısınız Nurcan Hanım,
    Ben de birkaç yerde geçmişte Marmara Denizi’ndeki adalarda şarapçılık yapıldığını okumuştum, ancak Büyülübağ ile tanışana kadar bunu günümüzde devam ettirenler olduğunu bilmiyordum. Benim için özellikle Ada Karası’ndan şarap üretiyor olmaları çok önemli. Bence adaya özgü bir üzümü kullandıkları ve yaşattıkları için de tebriği hak ediyorlar.

  3. Caner says:

    Buyulugbag Iris cok ovgu alan bir rose. Daha deneme firsatim olmadi ama Buyulubag firmasi cok basarili isler yapiyor.

  4. Pingback: Büyülübağ ve Vedat Milor ile Büyülüsofra’daydık | Kadehteki Lezzetin Peşinde

  5. avşa adası says:

    Avşa adasında da şarap için üzüm yetiştirilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>